Salı, 1. Haziran 2010

Vintage parçaları yeni parçalarla kombine etmek günümüzün öne çıkan moda trendlerinden. İstanbul’da Vintage parçalar satın alabileceğiniz mağazaların sayısı gitgide artıyor. Temizliği yapılan kıyafetleri güvenle satın alabiliyorsunuz ancak konu ayakkabıya gelince, modeli ne kadar hoşunuza giderse gitsin önceden giyilmiş bir ayakkabıyı kullanma fikri tedirginlik yaratabiliyor. Türkiye’nin en popüler Vintage mağazalarından olan Şeymel Vintage and Styling’in sahibi Yasemin Genç, takipçilerinin vintage ayakkabılar konusundaki ısrarlarına dayanamamış ve bir vintage koleksiyon hazırlayarak ELLE’in kapısını çalmış .ELLE’in değişik fikirlere açık vizyonu tasarımcıyı bu konuda cesaretlendirmiş ve ortaya ELLE Vintage by Şeymel koleksiyonu çıkmış. Bu koleksiyon¸50,60,70 ve 80’li yılların ayakkabı modellerini günümüze taşıyor. Yılan derisi, metalik kafes deriler ve pastel süetler gibi malzemelerden üretilen bu koleksiyon kalitesiyle de fark yaratıyor.
Yasemin Genç’in Vintage tasarımları Beyoğlu ELLE ve ŞEYMEL Mağazaları’nda sadece vintage tutkunlarını değil tüm modaseverleri bekliyor.

www.elleshoes.com
www.seymel.blogspot.com
Posted in EN MODA by admin -
Çarşamba, 28. Nisan 2010


Genç ve yetenekli tasarımcılarımızdan Burcu Olgun 3 Mayıs’ta Teşvikiye’de bir butik açıyor. Cesur renk kullanımı ve kendine özgü moda anlayışıyla Burcu Olgun’un Türk Modası’na yeni bir soluk getireceğine inanıyorum. Fotoğraflarda gördüğünüz ELLE Ayakkabıları’yla tamamlanmış birbirinden güzel tasarımlar ve daha niceleri 3 Mayıs’tan itibaren Nişantaşı, Hüsrev Gerede Caddesi No:71 Daire: 2′de.
Fotoğraflar: Selda Başkaya
Styling: L’appart PR
Posted in EN MODA by admin -
Perşembe, 1. Nisan 2010


Geçen seneden beri büyük markaların vitrinlerini süsleyen burnu açık botlar, nam-ı diğer Peep-Toe Booties, sonunda gardroplarımızdaki yerlerini sağlamlaştıracak gibi duruyorlar. Bu enteresan moda trendini ilk başladığında yadırgadığımı itiraf etmeliyim. Hala da avamlıkla, super cool’luk arasında, çok ince bir çizgide durduğunu düşünüyorum. Kendi başına yeterince karakterli bir obje olduğu için mümkün olduğunca sade kıyafetlerle giyilmesi gerektiğini düşünüyorum.Gündüzleri eskitilmiş bir skinny jean, salaş bir t-shirt ve bol bir hırkayla giyildiklerinde çok güzel görünüyorlar. Gece ise en çok siyah parlak taytlar (tayt mümkünse bileğe kadar uzanmalı) ve troklu punk t-shirtlerle kombinlemeyi seviyorum.ELLE ilkbahar-yaz 2010 koleksiyonunda hem gece hem de gündüz kullanabileceğiniz bir çok çeşitleri mevcut, hatta sabo gibi olanları bile var.
Posted in EN MODA by admin -
Salı, 30. Mart 2010
Bu yılın en büyük sürprizi şüphesiz “ay bunlar da nereden çıktı?” dedirten Brogue’lar yani Oxford ayakkabılar oldu. 

Farklı kesimlerden 10 Türk Erkeği’ne ; Emma Watson, Sienna Miller gibi cool celebrity’lerin tercihi olan bu ayakkabılar hakkındaki fikirlerini sordum. Aldığım yorumların bazılarını paylaşıyorum: ” Yani her kızın tercih edeceği bir ayakkabı değil öncelikle, çizgileri çok sert, erkek ayakkabısı gibi ama bir yandan da bir karakteri var”, “Her kız giymemeli ama bazı kızlar kesinlikle giymeliler, yani iki tipe indiriyorum ben, ya hipster kırması eylenceli giyen var mafya ayakkabılarını ya da hakkaten güçlü giyinen kadınlar tamamlayıcı öge olarak giyiyor , ama her iki çeşit de benim gözümde güçlü oluyor”. “Avrupai bir kızda hoş durabilir.”, “Neyle giydiğine göre değişir.”. “Değişik bir ayakkabı ama bunu giyecek kızın çok kendine güvenmesi gerek”…
Bu yorumlar bana bu ayakkabıda bir keramet olduğunu düşündürttü. Diğer kızlardan farklı olmak, güçlü görünmek, karakterli ve kendine güvenen bir imaj vermek istiyorsanız, Brogue ayakkabılar tam size göre. ELLE ilkbahar-yaz 2010 koleksiyonunda farklı model ve renk seçenekleri mevcut.
Posted in EN MODA by admin -
Salı, 30. Mart 2010


Bu yıl Türkiye’den tasarımcı çıkmaz görüşünü sarsan gelişmelerle dolu bir yıl oldu. İstanbul’da birbiri ardına düzenlenen moda etkinlikleri, özellikle de İstanbul Fashion Week, Türk tasarımcıların boş durmadıklarının ispatı niteliğindeydi.Hakan Yıldırım’ın Londra Moda Haftası’na ilk davet edilen Türk Tasarımcı olması ve gerçekleştirdiği sansasyonel defile, hepimizin göğsünü kabarttı.Bu yıl İstanbul Fashion Week’te gerçekleşen ELAIDI ve Hakan Yıldırım’ın Londra Moda Haftası Defileleri’nin ayakkabıları ELLE tarafından hazırlandı.
Posted in EN MODA by admin -
Cuma, 15. Ocak 2010

Televizyon dizilerinin Türk gençliğindeki ilk bariz yansıması 90’lı yıllarda “Tanrım bu sanırım bir peruk ve Kızılay tarafından dağıtılıyor” dedirten Kelly saçlarıydı. Beverly Hills 90210 Dizisi’nin güzel sarışını Kelly’nin kısa,sapsarı ve kat kat saç modeli, beline kadar yelelerle arz-ı endam etmekte olan genç kızları bile radikal bir değişime ikna etmişti.
Dizide her karakterin kendine has bir stili vardı.Brandon’ın iyi aile çocuğu imajı, Brenda’nın maskülen yelekleri, Donna’nın kokoş halleri, Dillon’ın James Deanvari halleri ve Kelly’nin çiçekli elbiseleri… Biz Türk gençleri olarak bu stilleri hayranlıkla izler ve televizyonu kapatıp Timberland, Polo gömlek ve 501 Şeytan Üçgeni’nde kaybolurduk.
Beverly Hills 90210 Nam-ı diğer Evimiz Hollywood’da dizisi biteli uzun yıllar oldu. 2000’lerin TV dizileri çok daha baskın trend ikonları yarattı. Sex and the City kadınları tüm dünyaya Manolo Blahnik’i,Jimmy Choo gibi markaları tanıttı. “Mix and Match” yani pahalı olanı ucuzla, vintage parçaları son moda olanlarla birleştirmeyi, gece elbiseleriyle bandana kullanmayı, hanım hanımcık elbiselerle seksi olunabileceğini Carrie Bradshow’dan öğrendik.Öğrendik de bir türlü Carrie’nin New York Sokakları’nı arz-ı endam ettiği rahatlıkla İstanbul Sokaklarını arşınlayamadık.İnce topuklarımız kaldırımlara takıldı, eteklerimiz lodos rüzgarlarında havalandı, sarı saçlarımızın dibinden çıkan siyahlar kuaförlerimizin eleştiri oklarına hedef oldu.
Biz Sex and The City trendlerini yakalamaya çalışırken, Türk Televizyonları bir yerli dizi furyasıyla çalkalanmaktaydı.Güneydoğuda aşiret hikayeleri, töre cinayetleri, polisiye öyküleri, Türkiye yakın tarihi derken sıra Türk Edebiyatı’nın ölümsüz eserlerinin dizi uyarlamalarına geldi.Hayatımıza TRT’nin altın yıllarında Müjde Ar’la giren Aşk-ı Memnu, yeni versiyonu ile Kanal D ekranlarında gösterime girdi.Tüm diziler içinde en havalı yaşam tarzı bu dizideydi. Dizi karakterlerinin kahvaltıya inerken bile ipek elbiseler içinde salınmaları, her daim bakımlı ve güzel görünmeleri frapanlığa yatkınTürk Kadınını cezbetti.Bihter Karakterini canlandıran Beren Saat’in çizmeleri, yılların leyhine çalıştığı Nebahat Çehre’nin havalı gömlekleri, Peyker’in elbiseleri derken tüm dizi karakterleri kısa sürede bir trend ikonu haline geldiler.Dizinin stylisti Deniz Marşan’ın hem şık hem de giyilebilir seçimleri dizide kullanılan kıyafetlerin, izleyiciler tarafından da kolaylıkla kullanılabilmelerini sağladı.Elaidi’nin beyaz gömlekleri, ELLE’in Bihter ve Peyker çizmeleri,İpek Kıramer’in gecelikleri ve daha bir çok yerli tasarımcı ve markanın ürünleri bu dizide izleyiciyle buluştu.Dizinin ve markaların yerli olmaları ve yabancı dizi ve markaların hakimiyeti altındaki bir dönemde bu kadar popüler olabilmeleri bize hem gurur verdi hem de Türkiye’de tasarım yapmanın bir karşılığı olduğunun da göstergesi oldu.
Posted in EN MODA by admin -
Cuma, 15. Ocak 2010
Yaprak Aras Şahinbaş, Sabah Cumartesi eki’nde 2009’a damgasını vuran moda trendlerini yazmış.
Yılın ayakkabısı :
”Elbette ‘Bihter çizmesi’. Modanın ortaya çıkış sebebi, bel problemi yüzünden topuklu ayakkabı giyemeyen Beren Saat’e yine de feminen görünsün diye giydirilen uzun çizmeler. Orijinalleri, Elle marka. Çoktan tükenmiş tabii. Benzerleri ise her yerde ‘Bihter çizmesi’ diye satılıyor. Anadolu’nun en ücra köşelerinden bile mağazalara “Bihter botu istiyoruz,” diye telefonlar yağıyor. Yurtdışında aynı hızla tükenen ayakkabılar ise Chloe Sevigny’nin Opening Ceremony için yaptığı bol tokalı, dolgu topuklu modeller oldu.”
Yazının tamamı için: http://www.sabah.com.tr/Ekler/Cumartesi/Guncel/2010/01/02/2009un_moda_oscarlari
Posted in EN MODA by admin -